KAMP CANTASINDA NELER OLMALI

          Baştan kabul edelim, kamp öyle kolay bir şey değil elbette... Hele de bisikletlerle dağa çıktığımızı düşünürsek ertesi gün çekeceğiniz bacak ağrılarını bir kenara bırakalım. Yolda karşılaşacağınız bir çok problemler olacak ancak kim ne derse desin, çoğu insanın keşfedemediği yerleri keşfetmeniz, araba sessinin olmaması, sadece rüzgarda şarkı söyleyen yaprakların ve kuşların koro yaptığı bir ortamda bulunmak dünyanın en güzel duygusu. Dağ ortamı ayrıdır... Her şey için yedeğinizin olması lazım ama yanınıza doğal olarak çok fazla malzeme alamazsınız. Sırt çantanıza tıkabileceğiniz en fazla malzemeyi tıkmak yerine en lazım onları yerleştirmeniz yeterli. Su ve atıştırmalık bir şeyler yol boyunca en önemli şeylerden birisi. -Biz ki suyumuzu almayı unutmuş dağlarda market aramıştık- Elbette ki dağlarda market olmaz, telefon çekmez, dünyadan ayrı bir yerde, teknolojilerden çok uzakta kalırsınız. Ara sıra karşınıza gelen portakal bahçelerinden birer portakal alıp 1 lirayı dala iple bağlamak da ayrı bir keyif veriyor insana. Doğada içinde katkı maddesi olmadan, tüm doğallığıyla yetişen meyvelerin tadı bir başka inanın bana... Kokusu bile ayrı güzel portakalın... Konuyu daha fazla dağıtmadan kampa çıktığınızda yanınıza neler almanız gerekir yada biz neler aldık kısaca özetleyelim..

1- Mat : Kamp yaptığınız yerler evde ki gibi olmuyor elbetteki.. Taşlar, dikenler batması muhtemel. Isı izolasyonu olan bir mat ve boyu ortalama 180 cm olanlar en idealidir. Yaklaşık fiyatı 25-30 liradan başlar.

2- Pil : En önemli maddelerden birisi. El feneriniz, kamp feneriniz veya kafa fenerleri için A++ ve iyi marka bir pil işinizi görecektir.

3- İlk Yardım Çantası : İçinde tentürdiyot, oksijenli su, çengelli iğne, pansuman bezleri, bandajlar, yara bandı, makas gibi temel ilkyardım malzemelerini içeriyor. Bunun yanında ağrı kesici, ateş düşürücü tabletler, vitaminler, ishal ilaçları, antibiyotik gibi temel ilaçlar da bulunmakta.

4- Termos: Elbette ki her gezginin çantasında bulunması gereken çelik termos. Her seyahatte can kurtarıcım olmuştur. Sabah 8’de hazırladığınız kahveyi öğlen 13’de bile sıcak sıcak içiyorsanız onun sayesindedir.

5- Tripod: Benim favorim, can kurtarıcım, hayatımın anlamı. Bana kalırsa en önemli şeylerden birisi. Onca dağ yolculuğunda çıkacağınız yokuşları göstermeden, tripod karşısında bir poz verip o anı ölümsüzleştirmek gibisi yoktur. Tripodsuz olmaz...

6- Çadır : Doğada başınıza ne geleceğinizi bilemezsiniz. Bazen bir çadır sizi bir çok şeylerden koruyacaktır. Kolay kurulum bir çadır işinizi görür. Yağmur geçirmez olduğuna dikkat edin. Kaliteli ve dayanıklı bir şey alın ki kurarken yırtılıp bütün yol planınızı alt üst etmesin.

7- Fener : En önemlilerden birisi. Gece yol bulmakta çok yardımcı olacak.

8- Su Arıtma Tableti : Hayat kurtarıcısı... Hap şeklinde küçük ve kullanışlı. İçeceğiniz suyun
içerisinde serçe parmağınızın tırnak ucu kadar atmanız yeterli olacaktır. 10 dakika sonra suyu afiyetle içebilirsiniz. Ancak bütün arıtma tabletleri size uygun olmayabilir. Geneli kutu kapağı açıldıktan 40 gün sonra son kullanım tarihi bitebilir. O yüzden dikkatli kullanmakta fayda var. Peki nerede buluruz diyorsanız aslına bakarsanız orası biraz karmaşık işte. Ben internetten 35-40 lira şekilde bir fiyata getirtiyorum ancak bunu isterseniz su arıtma cihazı satan yerlere de sorabilirsiniz. Yada bir outdoor mağazalarında da şansınızı deneyebilirsiniz. Eczanelere falan da geldi diye haberler duydum ancak o son gelişmelerden bir haberim yok. Sormakta fayda var.

9- Vazelin: Uzun yol yürüyüşlerinde ayaklarınızın bir numaralı yoldaşıdır. Ayak bakımı en dikkat etmemiz gereken unsurların başında gelmekte. Tüm yükünüzü, vücudunuzu taşıyan ayaklarınıza hor davranırsanız belli bir zaman sonra acı bir şekilde intikamını alacaktırL Her sabah yürümeye başlamadan önce ayaklarınıza süreceğiniz vazelin hem topuklarınızı yumuşatır, hem ayaklarınızın o zorlu tempoda yıpranmasını önler. Ayak dışında kol, dirsek, vücut, el, dudak gibi bir çok bölgede kullanabileceğiniz yardımcınızdır. Uzun yol seyahatlerinde bir çok gezgin ayaklarına iyi bakmadığından topuk çatlaması, tırnak batması, mantar, derin taban yarıkları gibi sorunlarla karşı karşıya gelmiş ve acı çekmiştir.

10- Seyahat Havlusu ve Sabun : Bunun yerine ıslak mendilleri de tercih edebilirsiniz ancak ıslak mendil için ayrı bir çöp torbası falan taşımanıza gerek yok. Bir gezgin doğaya asla zarar vermemelidir elbetteki. Kullandıktan sonra ıslak mendili atacağınız bir yer olmayabilir. Bu yüzden benim tavsiyem seyahat havluları.

11- Ateşyak: Kısaca kutuda yazan adı bu. Kamp ateşi yakarken odunların arasına koyduğunuz bir tablet ile hem çok kısa bir sürede odunları yakabiliyorsunuz, hem de çıra, gazete, ot gibi tutuşturma araçlarına ihtiyaç duymuyorsunuz. Migros’larda satılmakta. Mangal içinde kulanılıyor ve gerçekten çok faydasını gördüm. Çokta ucuz bir şey…

12- Ocak : Bu konuya gelince aslına bakarsanız ben pek yemekle uğraşmamıştım bu zaman kadar. Hep mangal, et, közde patates tarzı ürünlerle geçiştirdim. Çay içmeyen bir insanım zaten ama bi araştırma yaptım. Erdem Gürses diye bir doğa sever arkadaşımızın yazısını burada sizlerle paylaşmak istedim.
''Kamp ocağı seçimi sizin yapacağınız seyahatin süresi ve etkinliğine bağlı olarak değişmektedir. Hafta sonları bir kampa gideyim, yapayım çorbamı, çayımı diyorsanız bir milyoncularda satılan reşo yakıtı bile yeterlidir. Yok, benim kamp 1 ay yada daha fazla sürecek diyorsanız evet buyurun köşemeJ Bugüne kadar birçok kamp ocağını denedim ve test ettim. Kullanım kolaylığı ve kullanım amacına göre hepsi çeşitlilik göstermekte. Bugün piyasada satılan kamp ocakları ana gövde dışında yakıt kiti ile satılmakta… Peki dağ başında yakıt kitiniz biterse ne olacak, yada keşfetmeye çalıştığınız coğrafyada, köyde, kasabada yakıt kitini nerde bulacaksınız? Ben cevap vereyim, hiçbiryerde… Ve sinirden fırlatıp atacaksınız, bide o kadar para vermiştiniz bu ocağaL Peki benzinli bir ocak alayım, nasıl olsa her yerde benzin bulabilirim diyorsanız, benzini bir şişede taşımanız gerekecek ve benzin uçucu bir kimyasaldır, muhafazasını nasıl yapacaksınız? Hadi ağzını hamurla kaynattınız ve hava akışını kestiniz, sırtçantanızda nasıl taşıyacaksınız, unutmayın ağırlığı bir yana, sırtınızda devamlı hareket halinde olan bir çantanız içinde sabit durmasını beklediğiniz bir şişe… Akma tehlikesi hep aklınızın bir köşesinde… Ve kamp ocağında benzin koyduğunuz bir ocakta ateş şeffaf bir şekilde gözükür yani ateşin harareti ve görselliğini ayarlayamazsınız. Rüzgarlı havada ocağınız sönecek, ocağınızla işiniz bittikten sonra ocakta kalan benzin daima çantanıza akma meyilinde olacaktır. Tüm bunları kamplarda yaşadığım için bana her zaman her yerde bulacağım bir malzeme ile çalışacak, rüzgarlı havada sönmeyecek, kendinden çakmalı bir ocak aradım durdum. Ve buldumJ Gerçi ülkemizde çok yeni satışa sunuldu ve şimdiden ideal satış rakamlarını yakalamıştır diye düşünüyorum.http://www.askermekani.com/Urun/American-Camper-Butane-Stove-Portatif-Gazli-Ocak-pmu13406.html Bu linkten de inceleyebileceğiniz gibi çok hafif ve kendinden çakmalı. Aynı şekilde çakmak gazı ile çalışmakta yani dışarıda tüpünü 1 Tl’ye aldığınız bir çakmak gazı ile yaklaşık 6-10 saat arası yanmakta, ateşin yoğunluğuna bağlı olarak. Çakmak gazını dünyanın her tarafında, köyde, kasabada bulabilirsiniz ve ucuz olması en güzeli… Ve ocağın üstüne koyduğunuz tencere, tava gibi malzemeler yanan ateşi ocağa geri iletmekte ve ocak otomatik olarak ateşin derecesini kendi ayarlamakta. Şile’de kampta 2 gece boyunca makarna, çay, çorba, menemen hatta et bile kızarttım tavada, bana mısın demedi. Rüzgarda sönmemesi ve kendinden çakmalı olması en güze özelliği, yanınızda kibrit olmasa bile aynı fırın üstü ocaklardaki gibi düğmeyi çakın anında yanmakta. Peki ben nerden aldım, yukarda linkini verdiğim yerden ALMADIM ÇÜNKÜ ÇOK PAHALIYA SATIYOR!! Tahtakale veya mercan yokuşunda ocak, mangal satan dükkanları gezdiğimde buldum ve hemen atladım üstüneJ 2012’de 30 tl’ye aldım ve bugüne kadar denediğim tüm kamp ocaklarına bin basar. Zaten çin malı olduğundan ordakilerde ithal ediyor ve üstüne fiyat bindirerek satıyor.''

13- Dikiş Seti : Terzi kendi söküğünü dikemezmiş atasözünü bir kenara bırakıp dikenlerle yada başka yollardan yırtılan şeyleri dikmekte çok işe yarayacaktır.

14- Gündelik Kıyafet : Kıyafet seçimleri size kalmış arkadaşlar ama söylemem gereken şu ki; Her durum için bir kıyafetiniz olmalı, Deniz şortundan tutun, polar'a kadar herşeyiniz olmalı. Çünkü doğa ana ve hava durumları her zaman uyuşmayabiliyor. Mümkün olduğu kadar az malzeme işinizi görecektir.

15- Alyan, İç Lastik, Yama, Yapıştırıcı, Pompa :
 Bisikletinize bir çok şey olabilir bu zorlu anlarda. Bir bisikletçi için en önemli şey aslına bakarsanız yolda kalmamaktır. Yolda bir çok kez başımıza geldi. Zincir kırıldı, teker patladı.
Daha neler neler başımıza geldi. Pratik işleri yapmak için pratik düşünmeniz gerekiyor. İç lastiği kalmadığı için dış lastiğin için ot doldurarak yola devam eden doğa severler bile gördüm.Tamamen size kalmış... Yaratıcılığınızı kullanmanız gerekiyor.


16- Bıçak : Çok işinize yarayacak aletlerden biriside bıçak. Keskin, küçük ama pratik olması yeterlidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder